Boşanma Kararı ve Çocuklar

bosanma

Ülkemizde; değişen koşullara bağlı olarak boşanma oranları da yıldan yıla artış göstermektedir. Boşanmaların çoğunda; ayrılık öncesi ve hatta sonrası da tartışmalı geçtiği için en çok çocuklar etkilenmektedir. Dolayısı ile evliliği kötü giden çiftler, çocuklarının varlığını ve olumsuz durumlarda onların daha çok zarar göreceklerini unutmamalıdırlar.

Kötü giden evliliklerde karı koca arasındaki anlaşmazlıklar ve inatlaşmalar yalnızca kendi ilişkilerinde değil; çocuk bakımı ve eğitimi gibi konularda da yaşanır. Çatışmalı anne baba ilişkisi; çocuğun tutarlı ve sevgi dolu bir ortamda büyümesini zorlaştırır, çocuğun kişisel gelişimi ciddi darbe alır ve böyle evliliklerde büyüyen çocuklarda davranış sorunları çok sıktır. Aile içinde; anne babada fiziksel ve ruhsal hastalıklar olması, işsizlik, ekonomik zorluklar, alkol ve madde kullanımı gibi risk faktörleri varsa aile içi huzursuzluk ve bunun çocuğa yansımaları daha da fazla olur.

Asıl olan; kurulmuş bir yuvayı olabildiğine sürdürmektir. Hiçbir çift evliliğini bir noktada sonlandırma düşüncesiyle yola çıkmaz. Ama kötü giden bir evliliği de sırf çocukları bahane ederek çatışmalı bir ortamda devam ettirmek o hanedeki herkes için hırpalayıcıdır.
Ayrılmaya karar veren bir çift eğer çocuklarına karşı da sorumlu davranmazlar ise bencilce hareket etmiş olurlar. Üstelik çocuklarında görülebilecek sorunlar çok daha fazla artar.

Peki; ayrılma aşamasındaki çocuklu bir çift nasıl davranmalıdır?

– Çiftlerin bilmeleri gereken ilk nokta şudur: Karı koca olmak farklıdır, anne baba olmak farklıdır. Anlaşmazlık yaşayan çiftler çoğu kez bu ayrımı yapamazlar. Evli çiftler bilmelidirler ki karı kocalık hukuki bir sözleşmedir ama anne baba sorumluluğu yaşam boyu sürer.

– Bu ayrımı yapamadıkları için de çocuklarını kendi çatışmalarının içine taşırlar. Bazen çocuklar ebeveynlerden bir tanesinin taraftarı haline gelir, hatta çatışmalara dahi karışır. Bazen de tam tersine bu çatışmalara tepki olarak bütün aileye karşı kendisini kapatır. Dolayısı ile çiftlerin çocuklarını çatışmalı ortamdan uzak tutmaya çalışmaları yerinde olacaktır.

– Çocukları çatışma ortamından uzak tutmak tamamı ile onlara kapalı olmak anlamına gelmez. Kötü giden evliliklerde açıktan kavgalar, soğukluklar, evi terk etmeler, mahkemeye başvurma, evleri ayırma vs gözlenebilir. Böyle durumlar; üstü kapalı ya da konuşulmadan geçiştirilirse çocuklar kendi (yanlış) fantezilerine veya yorumlarına inanırlar. Böyle anlarda çocuklara, yaşlarına uygun bir dilde ve gereken duyarlılıkları göstererek kısa açıklamalar yapmak yararlı olabilir.

– Anne babalar birbirlerine olan kişisel öfkelerine çocuklarını da ortak ederler. Oysa ki anne baba ve onların aileleri de olmak üzere aileye yakın olan herkes annenin de babanın da saygınlığını her durumda korumaya özen göstermelidirler.

– Çocukların sevgi ilişkisi kurabilecekleri, geri bildirim alabilecekleri yakınları veya akrabaları ile diyalog içinde olmaları yararlıdır. Böyle bir önlem yalnız olmadıklarını, desteklendiklerini düşündürür.

– Boşanma sürecinde ve sonrasında; çocuğun rutin yaşantısında bazı değişimler olabilir ama süreklilik korunmalıdır. Çocuğun gereksinimlerinin sağlanmasını sürdürmek ve bakımını aksatmamaya çalışmak, sevgi ve güven duygusunun korunmasına özen göstermek esastır.

– Anne ve baba kendi ruhsal sorunlarının farkında olmayabilirler, bunu çocuklarına yansıtıp onlarla da birebir çatışmaya düşebilirler. Bazen de çocuklarındaki benzer ruhsal sorunların farkına varamazlar. Gerektiğinde ruhsal destek ya da danışmanlık alınmalıdır.

– Anne babaların; kendi aralarında ortaklaşa konuşmadıkları ve kesinleşmeyen, bencilce alınmış kararlarını çocuklarıyla paylaşmaları doğru olmaz. Çünkü sonradan tam tersi durumlar yaşayabilirler. Çocuklarının güvenlerini kaybedebilirler.

– Ayrılma noktasında ise anne ve baba, çocukla he ikisi de birlikte konuşmaya çalışmalı, farklı zamanlarda konuşsalar bile çocuğa zıt ve tutarsız mesajlar vermemeye özen göstermelidirler.

– Konuşurken de aşağıdaki genel mesajları vermeye gayret etmelidirler:

* İnsanlar doğarlar, büyürler, yetişkin olurlar, bir başka yetişkinle tanışırlar, birbirlerini severler ve birlikte yaşamaya karar verirler, daha sonra çocuk büyütmeye, anne baba olmaya karar verirler. Biz de anne ve baban olarak tanıştık, senin sayesinde anne baba olduk. Ancak zaman içinde yaşananlar / ailede olup bitenler beraber yaşamayı daha da zorlaştırabilir, o ailede yaşayanlara zarar verebilir. Biz de anne baban olarak, bu durumdan daha fazla etkilenmemek için beraber yaşamayı sonlandırmaya, farklı evlerde yaşamaya karar verdik.

* Bu durumun seninle bir ilgisi yoktur. Yalnızca beraber yaşamayı sonlandırıyoruz. Annen annen olarak kalacak, baban da baban olarak kalacak. Hayatımızda bazı değişimler yaşanabilir; evimiz, okulumuz, yaşadığımız bazı mekanlar, arkadaş ortamın değişebilir, birimizi daha az görebilirsin. Ancak bu durumdan zararsız çıkmak için ve senin de bir olumsuzluk yaşamaman için anne baba olarak elimizden geleni yapacağız. Sormak istediğin her şeyi bize sorabilirsin.

– Bu mesajları vermekle kalınmamalı; uygulamada da anne baba sorumlulukları ve diyaloğu asgari düzeyde de olsa gösterilmeli, çocuğa sevgi ve güven hissettirmeli, günlük bakımı aksatılmamalı, zorlandığı noktalarda destek olunmak üzere değişimlere uyum sağlaması için zaman tanınmalı ve sorularına her zaman açık olunmalıdır.

Boşanma süreci; öncesindeki ve sonrasındaki sorunlarla birlikte düşünüldüğünde her aile için zordur, en başta çocuklar olmak üzere tüm aile bireylerinde ruhsal hastalıklarla sonuçlanabilen ciddi uyum ve davranış sorunlarına gebedir. Bu nedenle bu tür yaşam olaylarında anne babaların çocuk psikiyatr danışmanlığı ve desteği almaktan çekinmemeleri gerekir.

DR AHMET ÇEVİKASLAN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir